HaberlerSon Gelişmeleri Takip Edin

Kişisel Karbon Ayak İzi Rehberi

Acaba kişisel olarak karbon ayak izim ne kadar? Bunu nasıl hesaplayabilirim? Karbon ayak izi miktarımı nasıl düşürürüm? Bireysel olarak dünyaya ve iklim dengesine zarar vermeden yaşamımı nasıl sürdürebilirim? Kişisel Karbon Ayak İzi Rehberi, Devin Bahçeci’nin ziyaret ettiği pek çok şehirde kendisine sorulan sorulara yıllar içinde hazırladığı kapsamlı ama anlaşılması kolay bir rehber niteliğinde. Güncel veriler ve örnek tablolarla kendi karbon ayak izimizi kolayca hesaplayabileceğimiz bir başucu kitabı…



İklim değişikliği çağımızın en önemli tehditlerinin başında geliyor. İnsan temelli faaliyetlerin sonucu olarak ortaya çıkan sera gazları, dünyanın ısınmasına ve ortalama sıcaklığın artmasına sebep oluyor. Günlük hayatımızı kolaylaştıran başlıca tüketim faaliyetlerimiz ile açığa çıkan sera gazları dünyanın ısısını düzenli olarak artırıyor ve insan yaşamı ile beraber diğer tüm canlıların yaşamını da tehdit ediyor.

Özellikle 1900’lü yılların başından itibaren, sanayi devrimi ile beraber kömür ve petrol gibi fosil yakıtların kullanımının giderek artması, teknolojik gelişmeler ve bu gelişmeler yüzünden giderek artan enerji ihtiyacı ile beraber yani doğal olmayan insani faaliyetler yüzünden atmosferdeki sera gazı oranları giderek arttı. Bu artış kendi doğal dengesi içinde yaşamı sürdürülebilir kılan yeryüzünün bu dengesini temelden sarsmaya başladı.

Enerji üretimi, ulaşım ve benzeri birçok insani faaliyet sebebi ile ortaya çıkan sera gazları, iklim değişikliği ile tanımlanan bir küresel sorunu ortaya koyuyor. Bu küresel sorun ile hem ülkelerin hem de bireylerin mücadele etmesi gerekiyor.

Devin Bahçeci, iklim değişiklikleri ile ilgili olarak durumu betimlemek için güzel bir benzetme kullanıyor. “Sıcak suyun içine atılmak yerine içinde bulunduğu su ısıtılan kurbağaya benziyoruz biraz, suyun yavaş yavaş ısıtıldığını ve yaşam şeklimizin iklim değişikliğini nasıl tetiklediğini fark etmiyoruz.” Devin Bahçeci, iklim değişikliği ile mücadele için şu ülkenin ya da bu ülkenin ne yaptığını tartışmak yerine bir an önce kişisel önlemler almamız gerektiğini belirterek, “Nasıl bütçemize göre alışveriş yapıyor, ayağımızı yorganımıza göre uzatıyorsak, aynı şekilde bir kişisel karbon bütçesi yapmalıyız” diyor.

Karbon bütçesi kabaca bir tavır ile evimizdeki buzdolabının, ampulün, arabanın yakıtının veya ısınma giderlerimizin sonucu olarak ortaya çıkan karbondioksit/ metan gazlarının bir dökümü yani günlük yaşamdaki faaliyetlerimizin sonuçlarının karbon salımı olarak ifade edilmesidir. Karbon bütçemizi oluşturabilmemiz için karbon ayak izimizi hesaplayabilmemiz gerekiyor. “Kişisel Karbon Ayak İzi Kılavuzu” isimli kitap sayesinde ev bütçesi yapar gibi karbon ayak izimizi nasıl hesaplayabileceğimizi görebiliriz.

Kitaptan Çarpıcı Satır Başları

Bilindiği gibi, son birkaç yıldır İstanbul’da sel ve hortum gibi alışık olmadığımız hava koşulları sıkça gündeme gelmeye başladı. Devin Bahçeci de kitabında iklim değişikliklerine bağlı olarak bizi bekleyen tehlikelerden söz ediyor:

-Uygarlığın ortaya çıkışından bu yana küresel sıcaklık sadece 1 santigrat derece arttı. Eğer şu anda artan sera gazlarının miktarı azalmaz ise 2100 yılına kadar dünyanın ortalama küresel sıcaklığı 1.4-5.8 santigrat derece arasında artacak.

-Doğanın dengesinin bozulması ile beraber, küresel anlamda çok daha sert hava olayları ortaya çıkacak. Kıyı bölgelerde yağış miktarı artarken, iç bölgelerde sıcak havanın etkisiyle kuraklık yaşanacak.

-Artan fırtınalar ve yükselen deniz seviyeleri nedeniyle daha çok sel meydana gelecek. Bununla birlikte, hava sıcaklıkları bölgelere göre çok büyük farklılıklar gösterecek.

-İçilebilir, tatlı su havzalarının küçülmesi, gıda üretimi koşullarındaki genel değişiklikler ve seller, fırtınalar, sıcak dalgaları ve kuraklık nedeniyle ölüm oranlarında yaşanacak artış gibi potansiyel tehlikeler gündeme gelecek. Bu durum en çok, hızlı iklim değişimine karşı hazırlık yapamayan yoksul ülkeleri etkileyecek.

-Yaşam alanlarının hızlı değişimine ayak uyduramayan birçok bitki ve hayvan türünün nesli yok olacak. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, sıtma ve yetersiz beslenme gibi nedenlerle milyonlarca kişi ölümle yüz yüze gelecek.

-İklim değişikliğinin etkilerini şu anda da gözlemleyebiliyoruz. Mesela 2011 yılı bütün dünyada küresel sel yılı olarak tanımlanabilir. Güney Amerika’dan, Güney Doğu Asya’ya, Avrupa’ya kadar birçok ülke geçtiğimiz yıllarda sellerle boğuştu.





Elektrik Tüketimini Azaltmak Önemli

Elektrik tüketimindeki karbon ayak izimizi hesaplamak için ülke olarak kullandığımız kaynaklara bağlı olarak ortalama bir hesap yapılmaktadır. Türkiye’de 1 kWh elektrik üretilirken ortalama 0.43 kg karbon emisyonu yapıldığı için bu miktar kadar karbon ayak izimiz olur. Elektrikli cihazların ne kadar güç harcadıkları, saat başına düşen enerji miktarı olarak, kullanma kılavuzlarında belirtilmektedir. Eğer elimizde 2 bin watt gücünde bir cihaz varsa, bu aletin bir saat çalışması ile ortaya çıkacak olan emisyon:

2000 watt X 1 h = 2000 Wh= 2 kWh

2 kwH X 0,43 = 0.86 kg (860 gram) karbondioksit