HaberlerSon Gelişmeleri Takip Edin

TOPRAK KORUMAMA VE ARAZİYİ TAHRİP ETME, KÖYLÜYÜ YOK ETME KANUNU


5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu en son Mayıs ayında değişti. Kanun çeşitli açılardan incelenebilir. Ancak en dikkati çekici özelliği köylülüğü belli bir süre içinde tasfiye edici özellikleri. Tabii kanunu savunanlar bunun devrim niteliğinde olduğunu iddia ediyorlar. Kanunu siz de incelemek istiyorsanız şu web adresine gidin: http: www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5403.pdf


Madde 8/A’da “İl ve ilçelerin yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak bu Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenmiştir. Tarımsal araziler bu Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez, bölünemez.” denmektedir. İlk bakışta yasa tarım işletmelerinin aşırı düzeyde küçülmesine kesin bir set çekiyor gibi görünmektedir. Ekli listeye baktığımızda iller ve ilçelerdeki rakamların birbirine oldukça yakın olduğunu görüyoruz. Bu işin ilginç bir yanı ama bunu geçelim. Şimdi İzmir Çeşme’de 85 dekarlık sulanan bir arazi yeter geliri sağlayacak bir miktar olarak görülmektedir. Diyelim ki burada iki oğlu olan bir babanın ölümü üzerine bu işletme bölünemeyecektir. İkisi de ehil olduğunda biri diğerine hakkını ödeyecektir. Ödeyemediğinde yasada devletin ödeyecek olan tarafa faiz açısından destekli bir kredi sağlayabileceği de yazılmaktadır. Ancak tarımda gelirlerin çok düşük olduğu bilindiğine göre bu yükün altına hiçbirinin girmek istemeyeceği de düşünülebilir. Bu durumda arazi satılacaktır. Kim alır sizce. Büyük sermaye sahibi şirketler. İstenen de budur sanırım.

Şimdi Çeşme’deki bu iki çiftçi 85 dekarı bölseler ve yoğun tarım yapsalar her ikisi de çok iyi olmasa da geçinebilir. Ayrıca bu işletmeler kooperatif şemsiyesi altında örgütlenseler verimlilikleri artar bile. Ürünleri doğrudan tüketiciye satılsa gelirleri daha da artar.

Biz de isteriz ki toprak bölünmesin. Ama o zaman neden ülkede aile planlaması uygulanmıyor. Her ailenin iki çocuğu olsa işletmeler hiç küçülmez. Kentlerde iş yok. Toprağı alamayan iki kardeş de kente gidince onları işsizlik bekliyor. Tarım işletmeleri bölünmesin istiyorsak ileri teknoloji ürünleri üretmeliyiz istihdamı arttırmalıyız. Böyle bir gelişim de yok.

Bu yasa yavaş yavaş da olsa köylülerin elindeki toprakların şirketlerin eline geçmesine yardımcı olmaktadır. Devrim falan değildir. Hatta serbest piyasaya bile aykırıdır. Küçük sanayi şirketleri kurulmasına engel var mı? Yok. Tarımda niye var? Bu bir zorbalıktır. Anayasa mahkemesi iptal etse gayet yerinde olur.