HaberlerSon Gelişmeleri Takip Edin

Gelecekten bugüne bakmak – İnkarın sonuçları

 

 
Yeni İnsan Yayınevi'nin Ekoloji cep serisinin ilk kitabı Batı Uygarlığının Çöküşü, 2393 yılından geçmişe bir bakış. Neden mi böyle bir bakışa ihtiyaç var? Üç maymunu oynadığımız, duymadığımız, görmediğimiz, konuşmadığımız, tüm diğer canlıların ve insanın varlığını tehlikeye atan, ekonomik, sosyal ve politik konulardan çok daha önemli bir konu var da ondan.

Küresel ısınma ve iklim değişikliği

Sıcaklık artıyor, buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor diye bir fısıltı geliyor arada kulağımıza, sonra bazı filmlerde de büyük afet senaryoları konu ediliyor. Peki gerçekten birdenbire mi oluyor her şey? Hayır, birdenbire olmuyor, her gün aldığımız kararla oluyor ve bölgesel afetler ile tüm dünyaya yayılıyor.

İşte bir çöküş senaryosu daha. Bilimsel verilere dayanarak yazılmış, fosil yakıtların kullanımı ve karbon salınımı devam ettiği sürece bizi nelerin beklediğine dair, gelecekten geçmişe bakan bir tarihçi gözüyle yazılmış bir deneme.

Tarihçi, artık geçmişte kalan büyük çöküş ile ilgili diyor ki
“Araştırmacılar, detaylar konusunda farklı görüşlere sahip olsalar bile, batı uygarlığı insanlarının başlarına gelecekleri bildikleri, ancak bunları engellemeyi başaramadıkları konusunda hemfikirler. Gerçekten de bu hikayenin en şaşırtıcı kısmı, bu insanların bildiklerinin çokluğuna kıyasla, onlara karşı ne kadar az harekete geçmiş olduklarıdır.”
Peki zaman içinde tüm bu felaketleri tahmin edebilen bilim insanlarının sesi neden daha yüksek çık(a)mamış? Hükümetler neden önlem almak yerine inkarı tercih etmiş? İnkarın sonunda dünya nasıl felaketler ile mücadele etmiş? Dönüm noktası ne olmuş da hala dünyada canlılık ve insan türü tamamen yok olmamış? Kıtalar ve insanlar bu değişimden nasıl etkilenmiş? Bir de Oreskes ve Conmay’in gözünden bakalım.

İyi okumalar...

Nurdan