HaberlerSon Gelişmeleri Takip Edin

Ümüt Akagündüz'ün Aralık 2015'de yayımladığımız II. Meşrutiyet Döneminde Kadın Olmak isimli kitabı feminist hareketin Osmanlı'dan bugüne değişim ve sürekliliğini tartışmaya açıyor.

 

Aşağıda kitabın giriş bölümünü paylaşıyoruz. 

 

Kadınların hak arama süreci Rönesans, Reform, Aydınlanma ve Sanayi Devrimi sonrasında değişen ve dönüşen dinamiklerin toplumsal yaşama eşit bir söylemle yansıtılmasının mücadelesidir. Ataerkil toplumsal düzenin tarihsel şekillenişi ekseninde kadın, tarihin her aşamasında toplumsal mekanizmanın alt sıralarında kalarak kendisini birincil işlerden ziyade ikincil işlerle ifade eden bir varlık haline gelmiş ancak kadının hak arayışı bu durumu değiştirmiştir. Özellikle her anlamda bir dönüm noktası olan XIX. yüzyılda kadın, Sanayi Devrimi ile gelişen ve hızlanan iletişim ve ulaşım araçları sayesinde, basın ve yayın dünyasında kendisini göstermeye başlamıştır.

XV. yüzyıldan itibaren akıl, bilim ve teknikteki farklılaşma paralelinde, Orta Çağ düşüncesi karşısında elde edilen başarılar, insan kavramının bütünselliğini ve ahlaksallığını önceki yıllarla karşılaştırılamayacak kitlesel bir dönüşüme uğratmıştır. Artık, insanın aklı ve kalbi, yaratıcının aklı ya da kalbinde aranmaktan ziyade, bu dünyanın aklı ve kalbinde aranmaya başlamış, önce erkeklere daha sonra ise kadınlara yansıyan bir farklılaşma süreci başlamıştır. Öte dünyanın bu dünya üstünde yarattığı baskının deney ve gözleme dayanan argümanlarla kırılması sadece toplumsal ya da fikirsel kalıplara sirayet etmekle kalmamış, kalıpların siyasal dönüşümü de açığa çıkmıştır. Kendisini arayan insan, etrafına baktığında yaşaması için kurgulanan dünyanın doğaya aykırı şekilde maddi ve manevi önleyicilerle çevrelendiğinin ayırdına vararak esaretinin zincirlerini kırmanın gerekliliği ile karşılaşmıştır. Geçmişin ve geleneklerin söylediklerinin doğa ile uyuşmamasının zihinlerde yarattığı karmaşa ise yaşamının her noktasına etki edip hakları için mücadele eden çevreler yaratmıştır.