Kategori: Üç Ekoloji
Sayfa Sayısı: 232
Fiyatı: 12

İnceleme

Üç Ekoloji'nin Gezi özel sayısını hazırlamaya Temmuz ayının ortalarında, Gezi direnişinin yaklaşık ikinci ayında başladık. Direnişin sıcak günlerinde izlenimler, duvar yazıları, videolar ve fotoğraflarla oluşan Gezi literatürü, yorum ve analizlerle zenginleşmeye başlamıştı.

Gezi direnişi devasa bir halk hareketiydi ve elbette herkes içinde bulunduğu, gördüğü ve anlamlandırdığı taraftan anlatıyor, yorumluyordu. Ortaklaşılan noktalar kadar ayrı düşülen yanlar da vardı. Gezi Parkı'nda, Taksim Türkiye'nin farklı kentlerinde olup bitenlerin tek bir resme sığması, tek bir bakış açısıyla anlaşılması zordu. Hâlâ da öyle. Ancak yorum ve analizler çoğaldıkça belli kesişmeler belirginleşmeye başladı.


Bunlardan biri de hareketin doğuşunda başta kentsel dönüşüm ve mutenalaştırma olmak üzere hükümetin çevre ve ekolojiye yönelik yıkıcı politikalarının yeriydi. Ancak üzerinde uzlaşıldığı görülen bu kesişme noktası nadiren hareketin baskın rengi olarak görülüyordu.

Bunun da çevre ve ekoloji meselelerine politik gündemde verilen öncelik ve önemle bire bir örtüştüğünü söylemek yanlış olmaz. Yalnız bu kez ilginç bir nokta vardı: Gezi direnişinin bizatihi kendisi bir parkın ortadan kaldırılması, ağaçların kesilmesi ve yerine bir AVM inşa edilmesine yönelik bir protesto hareketi olarak ortaya çıkmıştı. Yeşil bir duyarlığın hareketin yüzlerce motifinden sadece biri olduğunu söylemek de, bazı yorumcular tarafından neredeyse hiç görülmemesi de biraz sorunlu görünüyordu.