Tarım Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tayfun Özkaya  orijinal adı “The Law of the Seed” olan, Navdanya International (www.navdanyainternational.it – www.navdanya.org) tarafından 2013 yılında basılan eserin alternatif bir tohum kanunu olarak hazırlanan bölümünü çevirdi.

Dokümanın hazırlanmasında önde gelen hukukçular ve bilim insanlarından oluşan bir çalışma grubu ve “Gıda ve Tarımın Geleceği Uluslararası Komisyonunun (International Commission on the Future of Food and Agriculture) İtalya’da 2013 yılında yaptığı toplantılarda sağladığı veriler ve tartışmalardan yararlanılmıştır.

Doküman Vandana Shiva (Research Foundation for Technology, Science and Ecology/Navdanya), Caroline Lockhart (Navdanya International) ve Ruchi Shroff’dan (Navdanya) oluşan bir editoryal takım tarafından birleştirilmiş, özetlenmiş ve bazı değişiklikler yapılarak oluşturulmuştur.

Çalışma Grubu aşağıdaki kişilerden oluşmaktadır:

Marcello Buiatti – Genetik profesörü, University of Florence; President of the Inter-University Center of Philosophy of Biology, “Res Viva” La Sapienza, Rome; Member of the National Council for Environment, Rome.

Salvatore Ceccarelli – Önde gelen katılımcı bitki ıslahı otoritesi ve öncüsü, CGIAR, ICARDA Suriye’de 1984 -2011 arasında agronomist ve arpa ıslahçısı, daha önce University of Perugia’da tarımsal genetikçi, İtalya.

Fritz Dolder – Neem Davası ve brokkoli ve domatesde devam eden iki dava başta olmak üzere 1985’den bu yana birçok EPO bio-patent davasında görevli seçkin patent avukatı; Fikri Haklar Profesörü, Faculty of Law, University of Basel, İsviçre.

José T. Esquinas – Bitki genetik kaynakları ve gıda güvenliği konusunda seçkin uzman; gıda ve tarım üzerine politikalar ve etik konusunda küresel tartışmalarda uzun yıllardır otorite, Gıda ve Tarım İçin Bitki Genetik Kaynakları Uluslararası Anlaşmasında (International Treaty on Plant Genetic Resources for Food and Agriculture) anahtar görüşmeci

Maria Grazia Mammuccini – 1995- 2010 arasında ARSIA’nın (Region of Tuscany Agency for Agriculture and Research) önceki yöneticisi, Georgofili Academy üyesi, Florence, Navdanya International, İtalya’nın başkan Yardımcısı.

Blanche Magarinos-Rey – Çevre ve Kentsel Kalkınma Hakları avukatı,  Kokopelli Davası Avukatı.

Giannozzo Pucci – Ekologist, İtalya’nın yayıncı/editörü, ASCI’nin (İtalyan Küçük Çiftçi ve Zanaatkârları Koruma Derneği)  kurucu üyesi, Navdanya International, İtalya’nın başkan yardımcısı ve önde gelen çevreci.

Vandana Shiva – The Research Foundation for Science, Technology and Ecology, India’nın kurucusu ve Navdanya (9 Seeds)’ın kurucusu, kuantum fiziği konusunda doktora, önde gelen çevreci ve çiftçi hakları savunucusu.

Tohum Kanunu adlı bu doküman her yerde ve her bağlamda vatandaşların tohum özgürlüğünü ve tohum egemenliğini savunmak ve tohum konusundaki mevzuat ve politikalarda meydana gelecek bütün gelişmelere karşı pratik bir rehber olmak üzere bir araç olarak ortaya konulmuştur.  

www.navdanya.international.it

www.navdanya.org

 

TOHUM KANUNU

1.     BÖLÜM: Tarımsal Biyoçeşitliliğin Korunması

Madde 1. Çeşitliliğin genel hedefi

Mevzuat çeşitliliğin korunması ve zenginleştirilmesi genel amacına aykırı olarak geliştirilemez.

Madde 2. Genetik erozyon

Gıda ve tarım için gerekli olan bitki genetik kaynaklarında, türler arası, tür içi veya çeşit düzeylerinde görülen genetik erozyon eğilimi geriye çevrilmelidir. Genetik erozyonun nedenlerini minimize etmek ve nihai olarak yok etmek için eylemler yerine getirilmelidir.

Madde 3. Paylaşılan (müşterekler, commons) olarak bitki genetik kaynakları

Gıda ve tarım için kullanılan bitki genetik kaynakları paylaşılan  (commons) olarak kabul edilir.

Madde 4. Gıda ve tarım için genetik kaynaklara ait sörvey ve envanterler

Gıda ve tarım için kullanılan bitki genetik kaynaklarına ait sörvey ve envanterler ve bunlarla ilgili olan enformasyon ve geleneksel bilgi sürdürülmelidir.

Madde 5. Bitki genetik kaynakların “ex situ” korunması

Kamu kuruluşları gıda ve tarım için kullanılan bitki genetik kaynaklarını korumalıdır. Gerekli dokümantasyon, karekterizasyon, yeniden üretme ve değerlendirilmeleri için gerekli ilgi göstermelidir. Bu koleksiyonlara ulaşım, bunlara sahip çıkma amacı olmamak koşuluyla herkes için serbest olmalıdır.

Madde 6. Bitki genetik kaynaklarının çiftlikte korunması

Bitki genetik kaynaklarının çiftlikte korunması, çiftçilerin tarla ve arazilerinde korunması demektir. Gıda ve tarım için kullanılan bitki genetik kaynaklarının korunması ve kullanılması her şeyden önce kamu tarafından ve fonladığı programlarla teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

Madde 7. “In situ” koruma

Gıda üretimi için değerlendirilen ürünlerin vahşi akrabaları ve vahşi bitkilerin “in situ” korunması, korunmuş alanlar da dâhil olmak üzere yerli ve yerel toplulukların çabaları ile geliştirilmelidir.

Madde 8. Bitki genetik kaynakların kullanılması ve üretilmesi için kısıtlama olmaması

Var olan kanunda hiçbir şey, bitki genetik kaynakların çiftçiler tarafından kullanılması ve üretiminin kısıtlanması anlamına gelecek şekilde yorumlanamaz.

izmir-tohum-takas-senligi-2018-071756100-1548151184-3

BÖLÜM 2. Bitki ıslahı ve Tohum Üretimi

Madde 9. Islahçı olarak çiftçiler

Tarım tarihi boyunca çiftçiler, yerel ve küçük üreticiler, özellikle kadınlar bitki ıslahçısı ve tohum üreticisi olmuşlardır.

Çiftçiler ıslahı; çeşitlilik, kalite ve dayanıklılık için yapmışlardır, bu farklılık, bir örneklilik ve kararlılığı (İngilizce: Distinctiveness, Uniformity, Stability-DUS) öne alan paradigmanın karşıtıdır.

Madde 10. Teknoloji ve ıslah

Bilimsel bitki ıslahı biyoçeşitliliğin arttırılması, yetiştiren ürünlerin genetik tabanının genişletilmesi ve geleneksel çeşitlerin korunmasına öncülük etmelidir.

Madde 11. Araştırma programları

Kamu araştırma programları her şeyden önce şunlara öncelik vermelidir:

  • Çiftçilerin ıslah bilgisinin anlaşılması
  • Ürünlerin genetik tabanının genişletilmesi ve var olan genetik çeşitliliğin arttırılması
  • Yerel ve yerele uyum göstermiş ürünler, çeşitler ve az kullanılan türlerin kullanılmasını geliştirmek
  • Marjinal alanlar da dahil olmak üzere, belirli sosyal, ekonomik ve ekolojik koşullara özel olarak uyum göstermesi için çeşitlerin kapasitelerinin güçlendirilmesi
  • Özellikle kendi çeşitlerini üreten, kullanan ve toprak verimliliğini koruyan, hastalıklar ve zararlılarla mücadele edenler olmak üzere, çiftçilerin yararları için, genetik kaynakların kendi arasında ve içindeki özel farklılığı çoğaltmak amacıyla, bitki genetik kaynaklarını geliştirmek ve korumak
  • Gıda amacıyla yetersiz yararlanılan ürünler ve vahşi akrabaları ile ilgili bilgi ve enformasyonu derlemek

Madde 12. Agroekolojik, katılımcı ve evrimsel bitki ıslahı programlarının geliştirilmesi 

     Kamu bitki ıslahı programları çevresel ve kültürel tarım bağlamına saygı göstermelidir ve bu nedenle agroekolojik yöntemlere, katılımcı araştırma yöntemlerine ve katılımcı-evrimsel ıslah programlarına yer ve öncelik vermelidir. Bu tohum yasası için bu terimler şöyle anlaşılmalıdır:

     Agroekolojik yöntemler[1] sürdürülebilir agro-ekosistemlerin incelenmesi, tasarımı ve yönetimi için kullanılan ekoloji bilimidir. Bu yöntemler mümkün olduğu kadar az tarım kimyasalları ve enerji girdilerine ihtiyaç gösterir, bunlar yerine kendi toprak bereketliliğini, verimliliği ve ürün korumayı arttırabilecek sistemleri oluşturmak için mekanizmalar üretmek amacıyla, biyolojik bileşenler arasında ekolojik etkileşimlere ve sinerjiye dayanır.

Katılımcı Bitki Islahı (Participatory Plant Breeding- PPB) yeni ürün çeşitleri geliştirmek amacıyla, toplumsal cinsiyeti kapsayacak şekilde, çiftçileri, bilim insanlarını, yayım çalışanlarını, tohum üreticilerini, tüketicileri vb. sivil toplum kuruluşlarını kolektif bir şekilde çalışmaya dâhil etmeye dayanan bir metodolojidir. 

Katılımcı-evrimci ıslah, geniş bir şekilde çaprazlamalardan veya karışımlardan gelen ürün popülasyonlarının birçok yerde, belirsiz bir süre için evrimleşmeye bırakılarak, çiftçilerin sürekli olarak özel uyumlandırılan çeşitleri özümleme, değerlendirme ve geliştirmelerine imkân sağlamaya dayanan bir metodolojidir.

BÖLÜM 3- ÇİFTÇİ HAKLARI

Madde 13. Çiftçi hakları

     Çiftçilerin özgürce ıslah etme ve üretme, koruma ve tahsis etme, paylaşma veya satma haklarının, ulusal ve uluslararası kanuna dayalı olarak ticaret yapma özgürlüğünün tamamen kabul edilmesidir. Bu yasalar özellikle:

  • 2011’de Hindistan Bitki Çeşitleri ve Çiftçi Hakları anlaşması ve
  • Gıda ve Tarım için Bitki Genetik Kaynakları Uluslararası Anlaşmasında çiftçi hakları ile ilgili 9. Maddesi [2] bu bağlamda yorumlanmalı, ulusal ve uluslararası düzeylerde uygulanmalı ve saygı duyulmalıdır.

Uluslararası anlaşma madde 9’da sözü edilen yerel toplulukların, yerli halkların ve çiftçi haklarının tanınması bölgesel düzeyde ve yerel düzeyde uygulanan yerel çeşitlerin kolektif sahipliliği sistemi ile başarılabilir.

Madde 14. Takas hakkı

Herhangi bir çeşide ait tohumun hediye edilmesi veya takası, veya pazarda satılması, tohum egemenliği[3] ilkesi ile yönetilir.

Madde 15. Yönetimsel yüklerin yokluğu

Kamuya ait olan çeşitler ve bitki üretim materyali ile ilgili olan işlemlerde, kayıt, ücret, izleme, sertifikasyon veya herhangi bir çeşit yönetimsel yük, özel veya kamu yetkilileri tarafından talep edilemez.

“Kamusal alana ait olan” ifadesi herhangi bir çeşit fikri mülkiyet hakkı tarafından korunmadığı anlamına gelir.

Madde 16. Etiketleme

Kamuya ait olan ve pazarda satılan tohumlar ve üretim materyali sadece etiketleme kurallarına tabi olur, bunlar çiftçi topluluklarının kendileri tarafından belirlenir. Bunlar isimlendirme, basit botanik belirleme, çimlenme karakteristikleri, sağlık kalitesi garantisi, makul çeşit ve özel saflıkları olur.

Etiketler açık, gerçek ve kafa karışıklığına yol açmayacak şekilde olmalıdır.

Madde 17. Paketleme

Kamuya ait olan tohumlar ve üretim materyali; etiketleme ile ilgili olanlar dışında başka herhangi bir paketleme kuralını karşılamak zorunda değildir.

Madde 18. Tüketici olarak çiftçi hakları

Çiftçiler; diğer çiftçiler veya küçük tohum ıslahçıları, üreticileri ile sağlıklı, güvenilir, ödenebilir, farklı tohum ve bitki üretim materyali takas etme hakkına sahiptir. Çiftçilerin bu haklarını önleyen monopoller çiftçi haklarını ihlal etmiş olur.[4] Şirketler tarafından yapılan bütün tohum satışları biyogüvenlik düzenlemeleri ile yönetilir.

manşet

BÖLÜM 4. FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI

Madde 19. Patentler ve konvansiyonel ıslah

Genetik mühendislikteki transgenesis tarafından geliştirilmeyen bütün bitkilerde, ıslah süreçleri “temel olarak bitkiler için olan biyolojik süreçler” olarak belirlenir ve bunlar patentlenemez. Konvansiyonel bitki ıslahından kaynaklanan bütün ürünler ve bütün konvansiyonel bitki ıslahı yöntemleri, konvansiyonel bitki ıslahı için kullanılan ıslah materyali patentlenmeye tabi tutulamaz.

Madde 20. Tüm içerik yaklaşımı

Madde 20’nin dışarıda bırakan hükümleri ile ilgili buluş ve patentlerin değerlendirilmesinde, patent başvurusunun özelliklerinin bütün içeriği dikkate alınır, yalnızca başvuru ele alınamaz. Teknik olarak kaçınılmaz ön süreç adımları ve teknik olarak önlenemeyen süreç sonrası adımlar ve/veya ürünlerde kullanılan önlenemeyen süreç sonrası ürünün kullanımları, açık olarak karekteristiklere ve/veya patent başvurusu hususlarına eklenmemiş olsalar dahi, karekteristik içeriğinin bir kısmı olarak dikkate alınır.

Madde 21. Geleneksel bilgi ve patent yoluyla genetik kaynakların kötüye kullanımı

Geleneksel bilginin kötüye kullanımı ve patentleme ile genetik kaynakların kötü niyet ve büyük ihmali kamu düzeninin ihlali olarak kabul edilir ve patent başvurusunun reddi veya patentin iptali ile cezalandırılır.

Madde 22. Geleneksel Bilgi ve Biyolojik Kaynakların Dijital Kütüphaneleri

Her orijin ülkedeki geleneksel bilgi ve biyolojik kaynaklara ait dijital kütüphaneler geliştirilmeli ve yayılmalıdır.

Bu dijital kütüphaneler kamu kuruluşları tarafından yapılır ve kamu alanında kalmalıdır. Bu dijital kütüphaneler bütün ülkelerin patent otoritelerini yasal olarak bağlayıcı olacaktır. Bu nedenle bir yeniliğin değerlendirilmesi, buluş adımında ve buluşların değerlendirilme ve muhakemesi sırasında bu otoriteler tarafından kural olarak danışılmalıdır.

Madde 23. Orijin ülkelerdeki otoriteler tarafından patent başvurularına karşı çıkma

Diğer herhangi bir yasal birimin haklarına rağmen, geleneksel bilgi ve biyolojik kaynakların orijin ülkesindeki fikri mülkiyet ile ilgili bilgili otoriteleri, orijin ülke içinde ve dışında, yasadışı patent başvuruları ve yasadışı patentlere karşı girişim yapma, uygun yasal süreçleri başlatmaya yetkilidir.

Madde 24. Biyolojik materyalin kaynağının açıklanması görevi

Herhangi bir patent başvurusu sürecinde, dayandırılan veya kullanılan biyolojik materyalin ve geleneksel bilginin kaynağı açıkça bildirilmelidir. Bu materyalin kaynağını kötü amaçla veya büyük ihmal ile gizlemek veya tahrif etmek, patent otoritesince hile olarak kabul edilecek ve patent başvurusunun reddi ve/veya patentin tümüyle iptali ile cezalandırılacaktır.

 

[1] Geniş bir şekilde kabul edilen tanım şu kaynaktan alınmıştır: Altieri, M.A. (1995) Agroecology: The science of Sustainable Agriculture, 2nd Ed. Westwiev Press, Boulder, Colorado.
[2] Çiftçiler bu anlaşmanın yürürlüğe girmesinden önce sahip oldukları haklar gibi, bu anlaşmanın koruduğu bir çeşide ait tohum da dâhil olmak üzere tarımsal üretimi korumak, kullanmak, ekmek, tohum elde edip tekrar ekmek, takas etmek, paylaşmak haklarına sahiptir.
[3] İnformal takas olarak tohum egemenliği, tarım topluluklarının özyönetimidir. Pazarda tohumun satışı durumunda tohum egemenliği yasada, çiftçilerin egemenlik haklarının tanınması anlamına gelir.
[4] Bowman’a karşı Monsanto: Monsanto Indiana’lı çiftçi Vernon Bowman’ı 2007’de Monsanto’nun Roundup Ready teknolojili GDO tohumu içeren tohumlar ektiği ve tohum elde ettiği iddiası ile mahkemeye verdi. Bowman bu tohumları bir karışımın parçası olarak piyasadan ürün olarak satın almıştı.

OSGATA’ya karşı Monsanto davası: 2011’de New York’da Organik Tohum Üreticileri ve Tüccarları Derneği Monsanto’yu mahkemeye verdi. GDO’lu tohumlar üzerindeki patenti sorguladı. Aile çiftçilerinin ürünlerine GDO bulaşmış idi.

Eserin tam metnine şu adresten ulaşabilirsiniz:  https://www.navdanya.org/attachments/lawofseed.pdf

 

Tayfun Özkaya

Tarım Ekonomisi Derneği Başkanı

ozkayatayfun@gmail.com

 

Tayfun Özkaya’nın yayınevimizden çıkan, editörlüğünü yaptığı Başka Bir Köylülük Mümkün kitabını inceleyebilirisiniz.

BaskaBirKoyluluk-on