Yayınevimiz, edebiyat, eğitim, ekoloji, felsefe, sanat, tarih, gezi kitaplıklarının arasına, yeni bir pencereden bakan “Şehir ve Mekân Kitaplığı’nı” katıyor. “Şehir ve mekân” ikilisini bir arada ele alan bir anlayışla ortaya çıkan bu kitaplık içinde okuyucular, kendilerini ilgilendirecek ve yeniden düşündürecek yayınlarla buluşacaklar.

Çok katmanlı ve çok bileşenli yapısıyla şehrin, zamansal ve mekânsal olarak birçok disiplinin uğraşı alanı olan yaşayan bir organizma olduğu bilinir. Ona anlam katan birçok unsuru içinde barındırır ve son kertede mekânsız bir şehir düşünülemez. Şehir mekâna anlam katarken, mekân da şehri örer. Şehir ve mekân arasındaki ilişki biçimine farklı açılardan bakmayı deneyip, sorgulayarak, üretilmiş çağdaş metinlere odaklanacak bir seri hedeflenmektedir.

 

Yeni İnsan Yayınevi içinde “Şehir ve Mekân Kitaplığı” serisi okuyucularıyla buluşuyor

Şehir ve Mekân Kitaplığı’nın okuyucularıyla buluşacak ilk üç kitabı, akademik ortamda farklı yazarlarca tartışılmış olan tematik yazılardan oluşuyor. Üç kitapta da “mekân” ana eksende yer alarak birleştirici bir ortak özellik gösteriyor. Öte yandan şehir veya mekân, her bir kitapta başka bir kavramla ilişkiye girerek, derinlemesine bir açılım sağlamış oluyor. Bu serinin ilk kitabını “Mekânsallık / Sanat Üretiminde Eşzamanlılık Durumu” oluşturuyor. Mekânsallığın ve eşzamanlılığın ana eksende yer aldığı bu kitap; çağdaş sanattan tiyatroya, mimarlıktan müziğe, edebiyattan dansa uzanan geniş bir çerçevede tartışılan yazılarla önemli bir başvuru kaynağı olma niteliği taşıyor ve bu özgün temayı disiplinlerarası bir platformda tartışmaya açıyor.

Serinin ikinci kitabı “Mekân ve Yer” ise bu defa mekân ve yer arasındaki ikili ilişki biçimini; kentsel mekânı oluşturan coğrafi koordinatlar, özne ağırlıklı davranışsal örüntüler ya da iktidarın güç alanı gibi birçok kanaldan tartışmaya açık alanlarda sorguluyor. Bu kitapta yer alan yazılar da uzunca bir zamandır mimarlık, şehircilik, antropoloji, sosyoloji, coğrafya gibi tasarım ve sosyal bilimler alanında tartışılmakta olan bir kavram çifti “mekân ve yer”e farklı noktalardan değinerek, ezber bozmayı hedefliyor.

 

Şehir, sanat, mimari, tiyatro, müzik, dans ve edebiyat ile şekilleniyor.

Serinin üçüncü kitabı “Doğu Yolculuğunun 100. Yılında Le Corbusier” ise; aynı zamanda mimar ve şehir plancısı olan başat bir modernist öznenin güdümünde oluşan öncü yaklaşımları mercek altına alıyor. Le Corbusier’nin kendi düşünsel zenginliği içinde resimden mimariye, objeden şehre kadar geliştirdiği farklı ölçeklerdeki ve çeşitli alanlardaki üretimlerine yaklaşarak, bunların arkasında yatan modernist düşünceyi analiz ediyor. 

 

 Şehirliler, iktidar sahipleri ve mekânların anlamları sürekli devinir ve değişirken, bu dinamikten ve müdahaleden doğan potansiyeller tartışılıyor.

Serinin yayın politikasının ana damarı olan şehir ve mekân arasındaki farklı ilişki biçimleri, bu üç kitabın ardından başka kitaplarla devam edecek, okurları şehir ve mekân konusunda farklı coğrafyalar, farklı yerler, farklı zamanlar ve farklı kültürlerle buluşturacak ve yeni araştırma alanlarının tetikleyicisi olacak.

Okuyuculara şimdiden keyifli okumalar.

 

Gülşen Özaydın

Şehir ve Mekân Kitaplığı Genel Yayın Yönetmeni

 

Şehir ve Mekân Kitaplığı’nın ilk kitabı’nın ilk kitabı “Mekânsallık / Sanat Üretiminde Eşzamanlılık Durumu” başlığına ulaşmak için burayı tıklayınız.