Edebiyat Sultanı, yayınevimizden çıkan Ahmet Soysal imzalı “Bir Ekolojistin Not Defteri” isimli kitaba ilişkin bir kritik kaleme aldı. Yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.

 

Bir Ekolojistin Not Defteri, Ahmet Soysal’ın daha önce yayımlanmış olan yazılarının  kitap hâline getirilmesiyle oluşturulmuştur. Eser, Yeni İnsan Yayınevi’nin ekoloji serisinin 50. kitabıdır. Ahmet Soysal bir tıp doktorudur. Çevreye çok duyarlı bir insandır. Bu kitaptaki her yazısında bunun etkilerini görüyoruz. Yazar, çevreye ne kadar duyarlı olmamız gerektiğini ülkemizde ve dünyada yaşanan örnekler vererek açıklıyor.

Doktor olmasının yanında aktivist kimliği ile de tanınan Ahmet Soysal, bu eserinde ilk yazısından son yazısına kadar çevremizde yapılan doğa katliamını dile getirirken umudunu hiç kaybetmemiş.

Yazar insanların, toplumların, devletlerin, kurum ve kuruluşların çevre konusundaki duyarsızlıklarını ortaokuldan üniversiteye kadar her yaştan gencin okuyabileceği kadar sade bir dille anlatılmış.

Eserin büyük bir kısmında fosil yakıtların yani petrol, kömür ve doğal gazın çevreye verdiği zararın bize hastalık, erken ölümler, hayat kalitesinin düşüşü gibi dönütleri olduğunu örneklerle, grafik ve tablolarla vermiş.

Otuz yıl önce de bilim adamları gelecek için uyarılar yapmasına rağmen değişen bir şey olmamış. Uluslar arası güçler ve büyük devletler bundan vazgeçecek gibi görünmüyor yazara göre. Hatta büyük devletler sera gazı konusunda birtakım toplantılar yapıp anlaşmalar olmasına rağmen buna pek de uymadıklarını dile getiriyor. Aslında büyük güçler kömür gibi fosil yakıtları gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelere kullandırarak o ülkelerin çevresinin kirlenmesine sebep olduğundan bahsetmiş.

Birçok devletin nükleer enerjiden vazgeçip onun yerine yenilenebilir enerjiye geçtiğini, özellikle Norveç ve Almanya gibi ülkelerin bu alanın öncülüğünü yaptığını dile getiriyor.

Su gerçeğine de değinen yazar, gelecekte içilebilir su kaynaklarının çok büyük bir tehlike altında olduğunu söylüyor. Çünkü insanlar suyu bilinçsizce kullanıyor. Sanayi atıklarıyla sular kirleniyor, kimyasal maddeler suyu neredeyse geri dönüştürülemez şekilde kirletiyor.

GDO’lu gıdaların tehlikelerine değindiği yazısında GDO’lu tohumların tohum çeşitliliğini azaltacağını, tohumda tekelleşmenin gündeme geleceğini ve tohum ve gıda fiyatlarının yükseleceğini ifade ediyor. Sonuçta gıda maddeleri çeşitliliği ortadan kalkacak ve gıda fiyatları yükselecek, hem üretici hem tüketici mağdur olacak.

Yılda 500 milyar adet üretilen ve her dakika bir milyonu çöpe atıldığı düşünülürse ekolojik bir yaşam için derhal naylon poşet kullanımı yasaklanmalı, fileli, bez torbalı günlere geri dönmelidir.

Son yıllarda artan betonlaşmayla birlikte kişi başına düşen yeşil alanın azaldığına dikkat çeken yazar, bunun insanlarda psikolojik ve fiziksel birtakım hastalıklara davetiye çıkardığını belirtiyor.

Dünya genelinde ısınmanın artışının tehlikelerinin önemine dikkat çeken Ahmet Soysal, bir an evvel belli bir program dahilinde yenilenebilir enerjiye geçilmesini aksi takdirde gelecek neslin çok büyük bir açlık ve susuzluk çekeceğini ifade ediyor. Küresel ısınma kıtlık, göç ve doğal afete davetiye çıkaracağından bir an evvel bir şeyler yapmalıyız. Kendimizden başlayarak çevreyi bu konuda bilinçlendirmeliyiz.

Dünyada birçok ülke elektrikli arabalara geçmiş durumda. Biz ne zaman geçeceğiz? İş işten geçtikten sonra mı? Yazar bu kitabındaki her yazısında sorgulayıcı bir dil kullanarak bizi de bu konuda düşünmeye, çareler aramaya, harekete geçmeye çağırıyor.