En Yeniler
Blog

Permakültür Hakkında
David Holmgren
Genellikle 'havalı' bir organik bahçecilik biçimi olarak görülen permakültür, evrensel etik ve ekolojik tasarım ilkelerine dayalı, dayanıklı yaşam ve arazi kullanımı için bir tasarım sistemi olarak daha iyi tanımlanabilir. Permakültürün temel odağı bahçecilik, tarım, hayvancılık ve ormancılığın yeniden tasarlanması olsa da aynı etik ve ilkeler binaların, aletlerin ve teknolojinin tasarımına da uygulanabilir.
Bahçelerimizde ve evlerimizde permakültür etiği ve prensiplerini uygulamak, kaçınılmaz olarak yaşam biçimlerimizi yerel kaynaklar ve sınırlılıklarla daha uyumlu hale getirecek şekilde yeniden tasarlamamıza yol açar.

Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği: Bugünkü Türkiye’ye yazılmış bir kitap
Yazar: Ferhat Kentel
“Bu kitabı okuyucuyla birlikte bir yolculuk yapma denemesi olarak görebiliriz. Hazırdaki düşüncelere esir olmayı reddeden, referans aldığı çok sayıda düşünürü bile birbirleriyle konuşturup kendi özgün düşüncesini inşa eden bir deneme.”
Bazı kitaplar vardır, okuduğunuz her satır, kafanızda bulutumsu ya da uçuşkan hayallerin, henüz kelimeye dökülmemiş duyguların her birine elle tutulur bir kelime önerir. Bu tür kitaplarla, kafanızdaki bazı kelime ve kavramların yanına bir kelime daha gelir ve ortaya çıkan sonuç tadından yenmez. Bir tık daha büyümüş, olgunlaşmış hissedersiniz kendinizi. Hakikatin binlerce kapısından birkaçını daha açılmış hissedersiniz.

Cinsiyetçiliğin Kültürel Tarihi
Cinsiyetçiliğin Kültürel Tarihi
Yazan: Verena Kettner
Türkçesi: Zeynep Zülal Durmaz
Susan Arndt'ın kitabını okumak son derece üzücü ama aynı zamanda cinsiyetçiliği tamamen ortadan kaldırmak istemenize neden oluyor.
“Hayatım beni bu kitaba hazırladı,” yazıyor Susan Arndt. Giriş bölümü, kendisinin de yaşadığı cinsiyetçi deneyimlerle başlıyor. Bunlar tüm kadınların bildiği deneyimler: şehvet düşkünü erkekler, tacizci erkekler, çocukluktan itibaren cinsiyetçi rol beklentileri. Arndt, Batı kültüründeki cinsiyetçiliğin tarihini bilimsel bir titizlikle ele alsa da, okuyucular kitaba çok çeşitli duygularla giriyorlar. Bu belki de kitabın ilk dersi: cinsiyetçiliğin kapsamlı bir düşünce ve tahakküm sistemi olarak nasıl işlediğini anlamak isteyen herkes, onu hem rasyonel hem de duygusal tüm düzeylerde anlamalıdır. Baskı sistemlerine tarafsız bir bakış açısı yoktur; bu nedenle kişisel deneyimler ve düşünceler bölümlere nüfuz eder. Yazar, cinsiyetçiliğin temellerini kökten ve kalıcı olarak sarsma amacını gizlemiyor.
Yeşil Politika
Alternatif Eğitim
Çok Yakında
Etkinliklerimiz

























































